çarlinin çikolata fabrikası kitabının özeti

 

Çarli'nin Çikolata Fabrikası

 


Yazarı : Roald DAHL
Yayınevi : Can Yayınları
Çevirmen : Makbal OYTAY
Basım Yeri / Tarihi : İSTANBUL / 1998 - Ocak
Sayfa Sayısı : 168



KİTAP İNCELEMESİ
Çocuklarına kitap okumaktan hoşlanan bir yetişkin ya da çocuk hikayeleri okumaktan hoşlanan bir yetişkin iseniz eğer bu kitap sizin için...

Şekerleme sever misiniz? Sanırım bu kitabı okursanız sevmeseniz dahi sevme ihtimaliniz yüksek; en azından bir an olsun “tatlı” hayallere dalıp ağzınızın sulanmasına engel olamamanız içten bile değil!

Evet, Charlie’nin Çikolata Fabrikası’ndan bahsediyorum, Charlie’nin şekerlemelerle dolu şeker dünyasından! Bu kitabı okuduktan sonra Roald Dahl’ın çok iyi bir çocuk edebiyatı yazarı olduğuna “kendimce” karar vermiş durumdayım! Eğer sizde benim gibi çocuk romanları okumaya meraklı bir yetişkin(!) iseniz ya da çocuğuna kitap okumaya meraklı bir yetişkin (ki sizi tebrik etmek isterim, türünüzün son örneği olabilirsiniz, sizin gibilerden pek kalmadı) siz de kitabı okuduktan sonra benim gibi düşüneceksiniz; çünkü ortada çok başarılı bir kurgu var.

Edebiyat üretmek söz konusu olduğunda ya da sadece yazmak, nedense insanlar sohbet aralarında en çok “çocuk edebiyatını” üretmenin çok kolay ya da kelimenin tam anlamıyla (çünkü bu hususta asla anlatım yanlışı yapmak istemem) öteki/ beriki edebiyat türlerine kıyasla “daha kolay” bir iş, bir mesele olduğunu düşündürmüşlerdir bana! Bense, hem 10 yaşında bir kardeş sahibi olmanın getirdiği sezgi hem de birkaç çocuk romanı okumanın yarattığı bilgiçlikle her nedense bu fikre bir türlü ısınamamışımdır! Çocuklarla iletişim kurmak kolay değildir, gerçekten kolay değildir! Onlara, sordukları her ne olursa olsun (zaten hepimiz biliyoruz ki hep onlar sorarlar!) bir yanıt vermek normal şartlarda zorken, bir de eğer konu çetrefilliyse bu konuyu nasıl anlattığınızın yarattığı gerginlik de buna eklenirse, naçizane fikrimce, bazen çocuklu bir hayat gerçek bir çizgi filme dönüşebilir.

Şimdi, gelelim kitabımıza! Bence, Dahl’ın anlatısı bu anlamda, kurmayı başardığı dünyası ve inandırıcılıkları tartışılmaz karakterleriyle gerçekten çok başarılı! Hele de dünya üzerinde olmayacak bir meseleyi anlatırken! Bir kere kahramanımız Charlie Bucket çok sempatik bir çocuk olarak tasvir edilmiş (ve çizilmiş) . O kadar iyi huylu, iyi yürekli, dürüst ve paylaşımcı bir çocuk ki onu kabullenmememiz imkansız! Ve çok fakir...! O kadar fakir ki çocuğun ailesi ile olan en gözle görülen fiziksel özelliği, evindeki insanlarınki gibi, etlerinin iyi beslenememekten dolayı kemiklerine yapışması oluyor. Ona acıyoruz, onun için yüreğimiz titriyor ve elbette sahip olduğu bütün iyi özelliklerinden dolayı da onu sevip, yüceltiyoruz. Birinci çinko!

Ötekiler diye adlandırılan çocuklarsa o kadar uç özelliklere sahip ki; biri çok obur, biri anormal derecede şımarık, biri inanılmaz ukala, biri de tam bir televizyon bağımlısı; onları sevmemiz için de hiçbir sebep yok ortada! Bir çocuğu (hep zihnimizde yarattığımız ideal insanı) düşünürken ve yetiştirirken “Aman yavrum, öyle yapma, doğru olmaz! ”, “Aman canım, şöyle söyleme, güzel kaçmaz! ” davranışını düşündüğümüzde bunun kitapta da bulduğu yeri (ve kıymetlendirilişini) farkedince bir an irkiliyor insan! İncil’deki Yedi Günah’a gönderme gibi! (Yuh!) Ve ikinci çinko!

İşte, tam o anda; bir taraf en iyi şekilde yüceltilmiş, bir taraf da en kötü şekilde alçaltılmışken; kitabın en önemli, en alicenap, en bilge, ulaşılmak istenen tek kişisiyle karşılaşıyoruz: Bay Willy Wonka! Muhteşem Wonka Fabrikası’nın sahibi, o güzelim Wonka’nın çifte kavrulmuş lokumu ile eşi benzeri bulunmayan Wonka’nın sürpriz dolu fındık şekerinin üreticisi! Bay Wonka bu beş çocuğu dahiyane (ve ulvi) bir yöntemle bir araya getiriyor. Ve Bay Wonka’nın Çikolata Fabrikası’nda müthiş bir serüven başlıyor!

Macera boyunca Umpa-Lumpa’lar gibi dünyadışı yaratıklarla ve yeraltından fışkıran çikolata nehirleri (ya da limonata fışkıran yüzme havuzları ya da insan ışınlayan bir televizyon çikolata) gibi imkansız(a yakın) bir sürü görüntünün eşliğinde, sevilmeyen karakterlerin hepsi birer birer garip tesadüflerle elenirken bunun bir çeşit yarışma olduğundan bile haberi olmayan kahramanımız Charlie “yolu/sınavı/engelleri” aşıp, eski hükümdar Bay Wonka tarafından paranın, şekerlerin ve “HERŞEYİN” yeni sahibi ilan edilip tahtına oturtuluyor!

Tombala ve ilahi adalet! Unutmayın, her zaman iyiler kazanır!

İyi okumalar...

Yorum Yaz